Fazla Kilo Neden Oluşur? Dünden Bugüne Değişenler.
25 yaşında bir diyetisyen olarak, ülkemizdeki ve dünyanın geri kalanındaki milyarlarca insan gibi ben de zaman zaman kilo problemleri yaşıyorum. Küçük bir azınlık aşırı zayıf olma sorunu yaşasa da Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 2022 verilerinde belirttiği gibi, 18 yaş üstü 2,5 milyar insan, yani yetişkin nüfusunun %43’ü, fazla kilolu olmaktan müzdarip.
Peki bu durumun sebepleri neler? Ne oldu da 1990 yılında %25 olan fazla kilolu yetişkin oranı, 2022 yılına gelindiğinde %43’e yükseldi?
Bana kalırsa sorunun cevabı basit: Kolaylık.
Erişim kolaylığı, çalışma kolaylığı, sosyalleşme kolaylığı, beslenme kolaylığı… ve daha niceleri.
Önceden fiziksel aktivite gerektiren pek çok şey, günümüzde tek düğmeyle halledilir hâle geldi. Buna arkadaş edinmek de dahil.
Artık alışveriş için markete bile gitmenize gerek yok. Teslimat firmaları, evinizin altındaki marketten ürünleri alıp 1. kattaki dairenize —10 basamak merdiveni çıkmak ne kadar zor olsa da— anında getirebiliyor.
Akşam yemeği için sağlıklı ev yemekleri, salatalar veya çorbalar hazırlamanıza da gerek yok. Tek bir telefonla, bunlardan çok daha lezzetli hızlı tüketim ürünleriyle beslenebilirsiniz. Üstelik evet, onları da kapınıza kadar getiriyorlar.
Aslında tarih boyunca beynimizin geliştirmeye çalıştığı şeyi yapıyoruz: kolaya kaçmak ve enerji tasarrufu yapmak.
Yemek yemek için mızrakla avcılık yapılan,
efor sarf edilen bir dünyadan; telefondan hamburger
avladığımız bir dünyaya geldik.
Peki milyonlarca yıllık teknolojik devinimin olumsuz sonuçlarından biri olan bu beslenme probleminin üstesinden nasıl gelebiliriz?
Bu konu hakkındaki düşüncelerimi de kısaca paylaşmak istiyorum.
Öncelikle fiziksel aktiviteyi artırmak, bu süreçte en önemli hedeflerden biri olmalı. Örneğin evinize asansörle çıkmak yerine merdivenle çıkmanız, on beş–yirmi dakikalık yürüme mesafesindeki bir yere yürüyerek gitmeniz gibi küçük değişiklikler oldukça etkili olabilir.
Yapılması gereken bir diğer şey ise dengeli beslenmedir. Sebze ve meyvelere beslenmede bolca yer vermek; et, tavuk, balık ve kurubaklagilleri dönüşümlü ve düzenli olarak tüketmek önemlidir.
İşlenmiş basit karbonhidratlardan, yani kısaca sofra şekerinden, kızartma yemeklerden olabildiğince uzak durmak; bol bol su tüketmek; porsiyonları azaltmak ama aç kalmamak gerekir. (Eğer sürekli aç kalıyorsanız, muhtemelen yanlış besleniyorsunuz demektir.)
Stresten uzak durmak ve daha pek çok küçük değişiklik de bu sürece eklenebilir. Zaten farkı yaratan da bu küçük şeylerin bir araya gelerek oluşturduğu etkidir.
Bu sözlerimi bir örnekle somutlaştırmak istiyorum.
Diyelim ki günde üç bardak çay içen ve her bardak çaya bir çay kaşığı şeker atan birisisiniz. Şekeri bırakma kararı verdiğinizde yaklaşık 80 günde 1 kilogram şekeri tüketmekten vazgeçmiş olursunuz.
Ya da eve merdivenden çıkıp inmenin bir ayda, bir yılda size kaç adım fazladan kazandıracağını düşünmenizi isterim.
Tabii ki her şeyden önce inanmak, istemek ve harekete geçmek gerekiyor.
Okuduğunuz için teşekkürler.


Yorumlar
Yorum Gönder